Şehirlerden uzak ve şehirlere uzak bir ilçe Ermenek… Karaman’a bağlı bir ilçe ama İl’e üç saat uzaklıkta. Bu Pazar’ı Ermenek’te değerlendirmek için koyulduk yola… Zaman Gazetesi Bölge Koordinatörü Hasan Bostan, asistan Hasan Tekin ve ben. Güneşin güzelliği ve küçük ilçelerin zihinlerde iz bıraktığı zarafeti takdire şayan, bizimde bu ilçelerden geçmemize değerdi doğrusu. Konya, Sarıveliler üzerinden gittik Ali Müfit Gürtuna’nın memleketine. Yol kenarlarında ki ardıçları görünce sağa park ettik arabayı. Ağaçların dallarından ardıç yapraklarını koparmaya başladık şifa olur belki hastalandığımızda diye. Attık ardıçları bağaja ve devam ettik yola. Dört saatlik yorucu ama zevkli bir yolculuğun ardından ulaştık Ermenek’e. İsmi gibi garip ama o kadarda şirin bir ilçe. İlçenin ismine binaen kafada kurulan kurgudaki görünümden daha hoş bir ilçe. Büyükte bir baraj yapılıyor hemen yanı başına. Böylece daha değerli bir yer haline gelecek burası.
Konusunu zikretmeyeceğim bir program için gitmiştik bu diyara. İnsanlar gözlerinden belli olan heyecan ve misafirperverlikle karşıladılar bizi. İnsanlar… Demek ki uzak diyarlardakiler her şeyden ve herkesten uzak hala insanlıklarını muhafaza edebiliyorlardı. Misafir ağırlamada çok önceki yıllardaki abi ve ablalarının yüreklerinde olduğu gibi sevgiyi hissedebiliyorlardı. Bu muazzam duygu birazda iştaha getirdi bizi. El sıkmanın yerine, doya doya sarılmayı yeğledim kendime. Çünkü çok uzak kaldığım anıların en saf kahramanlarıyla karşılaştım.
Demek ki olunca insan olunuyormuş dedim kendi kendime. Hani diyor ya Mustafa Özke; “Dünyadaki en güzel makam gönül makamıdır, gerisi yalan” diye… Gönül makamlarından bir buket sundu bu insanlar yüreklerinin en hoyrat yerlerinden kopan elleriyle. İnsan olmak zor bu devirde. Sanırım insan olmak için uzak durmak gerek bazı şeylere, Ayran içmek ve ayrı düşmek… Karaman’a üç saat uzak kalan Ermenek bu üç saatle birçok şeyden de uzak kalmış aslında. Ama bazen fazlası da var İl’ine karşı. Gerek olmadığı halde koca bir otel mesela. Bunun nedenini şöyle açıklıyor Ahmet Bey; “Ermenekli birkaç eşraf İstanbul’a, Ermenekli bir zenginin yanına gider. Bize otel yap derler zengin Ermenekliye. Zengin der ki (Yok size okul yaptırayım). İtiraz etmiş Ermenek’ten İstanbul’a gelen Ermenekliler. (O zaman size hastane yaptırayım) Bunu da bir türlü kabul etmez Ermenek’te yaşayan Ermenekliler. Adamın bunu yaptırayım, şunu yaptırayım tekliflerini hep geri çevirmişler. Oda çaresiz Ermenek’e dikmiş oteli. Şimdi otel günlük bir milyar zararla çalışıyor.” Böyle diyor Ahmet Bey…
Öyle, böyle ama Ermenek’e bir giden bir daha gitmek istiyor. Özellikler ilçenin üstündeki kayalıkların içlerindeki mağaraları uzaktan da olsa seyretmek için. Yani demem o ki; “İyi ki Ermenek’e gitmişim.” Tarih : 11.12.2005
Muaz KALAYCI
http://www.haberaktuel.com



Posted in 

