Ermenek

Ermenek ,Klikya Bölgesinin Tarsus Çayı ile Manavgat Çayı arasındaki bölgede yer alır.Göksu Nehri ve kollarının meydana getirdiği bu havzaya “Taşeli” denir.Batıda Başyayla-Sarıveliler , güneyde Anamur-Gülnar, doğuda Silifke-Mut , kuzeyde Karaman gibi önemli şehirler bu bölgenin tarihi kentleridir.Ermenek bu kentlerle çevrili havzanın ortasında akan Göksu Nehrinin en büyük kolu olan Ermenek Çayı üzerinde kurulmuş, mazisi çok öncelere dayanan ve çevresindeki şehirlere merkezlik etmiş bir ilçedir.

Ermenek tarihte ilk yerleşimin görüldüğü yerlerden birisidir. Tarihi kalıntılardan çıkarılan sonuçlara göre mağara devrinden kalma eserler vardır. İlk Ermenek’in bugün ölü şehirlerin görüldüğü kayalar üzerine işlenmiş resimlerin bulunduğu inöğlesi mevkiindeki düzlükte kurulduğu anlaşılmaktadır.

“Ermenek” ismi üzerinde birçok rivayet vardır. Ermenek’in ilk adının “Marassa” sonraları da “Maraspolis” olduğu tespit edilmiştir. M.Ö.1320 yılında da Hititler’in eline geçmiştir. M.Ö.1180 yılında da Ergler’in hakimiyetine daha sonra M.Ö.458 de Yunanlıların, M.Ö.396’da Perslerin eline geçmiştir. M.Ö.103 yılında Romalıların yönetimine geçmiş olup, Roma imparatoru Augustus zamanında şehir “Germanikopolis” diye anılmaya başlamıştır. Ermenek’in kuzeyindeki kale ile Şehirler’deki kale kralların şatosu olmuştur. Roma imparatorluğu ikiye ayrıldıktan sonra Ermenek, doğu Roma İmparatorluğu hudutları içinde kalmıştır. 842 yılında Abbasilerin eline geçen Ermenek’in daha sonra Selçukluların hakimiyeti altındaki topraklara dahil edilmiştir (1228). Selçuklular bölgeye Türkmen aşiretler yerleştirmeye başladılar. Aşiretler içinde en kalabalık olanı Karamanoğulları Nure Sofi başkanlığında ve oğullarının önderliğinde Karamanoğulları bölgenin hakimi oldular. Karamanoğulları, Osmanlı hakimiyetine geçtikten sonra l466 yılında Ermenek, Osmanoğullarının yönetimine geçti. 1500 yıllarında da Karaman livasının bir kazası olan Ermenek, 1845 yılında Karaman eyaletine bağlı İçel sancağının merkezi oldu.

İkinci meşrutiyetten sonra 1908’de bağımsız İçel sancağının kazası 1917’de Konya’ya bağlanmış, 1989 yılında ise Karaman iline bağlanmıştır.

Ermenek’in ekonomik yapısını etkileyen en önemli faktör ormanlarla kaplı olması, dolayısıyla, orman ürünlerinden elde edilen gelir yanında meyvecilik ve kömürün başka il ve ilçelere satışından elde edilen gelire dayanır.

Ağaç cinsi olarak çam, meşe, köknar, koçaş, yalman ormanları çok ağaca sahiptir. Ayrıca yalman (dikenlik, katranlı, tekeçatı, üçbölük) ormanları da zengindir. Meyve olarak elma, ceviz, armut, nar ve incir elde edilir. Tarla ürünü olarak buğday, mısır, susam, soğan başlıca bitkilerdir. Ermenek’in yeraltı kaynakları da çok zengindir. Linyit, krom, manganez, simli kurşun başlıca madenleridir. İlçenin Pamuklu köyünde linyit ocağı açılmış olup bol miktarda kömür çıkarılmaktadır. Hayvancılıkta önemli geçim kaynaklarının başında gelir. Çünkü Ermenek’e bağlı köyler geniş yaylalara sahip olduğundan buralarda hayvancılık yapılır.

Herhangi bir sanayi tesisi bulunmamaktadır. Ermenek’e bağlı köylerde çalışan erkek işgücünün büyük bir kısmı sonbahardan Haziran ayına kadar Akdeniz ve Ege bölgesindeki şehirlerde tarım işçisi olarak çalışırlar. Ermenek’in köylerinde fidancılık ilerlemiş durumdadır. Yetiştirilen kirazlar iyi kalitede olup ihraç edilmektedir. Sonuç olarak Ermenek diğer il ve ilçelere kereste, ceviz, meyve, deri, bal ve hayvan ürünleri, kömür satmaktadır. Yetiştirdiği buğday yetmediği için dışarıdan almaktadır.96